Genel Cerrahi

Genel Cerrahi

Genel Cerrahi Polikliniğimizde; Tiroid ( Guatr ), Meme, Yemek Borusu, Mide – Bağırsak, Karaciğer – Safra Kesesi, Pankreas, Dalak,Atar Damar ve Toplar Damar (Varis), Fıtık, Anal Bölge Hastalıklarının ( Hemoroid- Fissür- Fistül ) teşhis ve tedavisi yapılmaktadır.

Sağlık Bakanlığı tarafından Tıp Merkezlerinde yapılmasına izin verilen ameliyatlar kapsamında bulunan tüm ameliyatlar, Tıp Merkezimizde yapılmakta olup ameliyathanemiz güncel ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde modern donanımlar ile yenilenmiştir.

HEMOROİD HASTALIĞI NEDİR?
Anüs ve rektum boşaltım sisteminin çıkış kapısı olup, yaklaşık yirmi kadar hastalığın görülebildiği ve bazı hastalıklarında belirtilerinin izlenebildiği bir bölgedir. Bu bölgenin hastalıklarına proktolojik hastalıklar denir.
Hemoroid anüs içerisindeki toplar damarların zaman içerisinde anormal genişleyip kırmızı ve mor torbalar şeklinde dışarı sarkması hastalığıdır, bazı hastalarda hemoroid hastalığı ile birlikte anal mukozanında dışarı sarkması söz konusudur. Hemoroidler kansere dönüşmez. Ancak kanser hastalığından ayrımının yapılabilmesi, bir kanser hastasında tanı gecikmesine yol açmamak için her rektal kanama hastasının mutlaka en az rektoskopik inceleme ile değerlendirilmesi gerekmektedir.
Unutulmamalıdır ki tüm rektal kanamaların yüzde 50 sini hemoroid dışı hastalıklar oluşturmaktadır.
Hemoroidler iç ve dış hemoroidler olarak ikiye ayrılır. Ayrıca basit ve komplike, tromboze, akut ve kronik olmak üzere alt sınıflara ayrılırlar. Dış hemoroidler anüs kenarındaki deri altında yerleşmiş olan venlerin genişlemesi ile oluşur, çoğunlukla hastalar kabızlığı takiben anüs kenarında ortaya çıkan ağrılı bir kitle nedeni ile doktora başvururlar. Kronik hemoroid hastalarının büyük bir kısmını iç hemoroid hastaları oluşturmaktadır. İç hemoroid hastaları çoğunlukla doktora kabızlık ve aşırı ıkınmayı takiben gelişen damlama tarzında ağrısız parlak kırmızı rektal kanama şikayeti ile gelirler. Hastalığın derecesine göre makatta ele gelen şişlik, ıslaklık hissi, akıntı, kaşıntı, gibi şikayetler görülebilir. Ağrı iç hemoroidlerde geç görülen bir bulgudur. Hastalığın başlangıç döneminde ağrı varsa tromboze, strangule hemoroid, perianal apse, anal fissür gibi hastalıklar akla getirilmeli ve araştırılmalıdır.
Hemoroidlerin en sık görülen sebebi düzensiz barsak alışkanlığıdır ( kabızlık, ishal ). Tuvalette uzun süre oturmak , aşırı ıkınmak, gebelik ve doğum, bazı spor etkinlikleri ( ata binmek, bisiklet sürmek ), aşırı alkol ve acı yeme alışkanlığı, uzun süre oturmak veya ayakta kalmak ( uzun süreli araba kullanmak ), şişmanlık, kronik öksürük, pelvik bölge tümörleri, prostat, siroz, kalın barsak kanseri gibi nedenler daha az rastlanılan hemoroidal hastalık nedenleridir.
Rektal kanama ve defekasyon alışkanlığındaki değişiklikler mutlaka hastaları uyarmalı ve bir genel cerrahi uzmanına muayene olmaları gerektiğini hatırlatmalıdır.
Hemoroid hastalığında tanı fizik muayene ve anoskopik, rektoskopik inceleme ile konulur. İç hemoroidlerin derecelendirilebilmesi ve uygun olan tedavinin uygulanabilmesi için rektoskopik inceleme şarttır. İç hemoroidler dört derecede sınıflandırılırlar, önerilecek ve uygulanacak tedavi hemoroidlerin derecesine göre değişmektedir.
1. Derece hemoroidler, anüs içerisinde kalıp genellikle defekasyondan sonra gelişen ağrısız, taze kırmızı kanama şikayeti ile karşımıza çıkarlar. Parmak muayenesi ile farkedilemezler. Anoskopik muayenede bir cm’ den daha küçük botulu, gergin ince duvarlı kanamaya hazır damar torbacıkları şeklindedirler. Tedavide sklerozan madde enjeksiyonu, lastik bantla bağlama gibi yöntemler uygulanabilir. Bu tedaviler hastaneye yatmayı gerektirmez ve tedavi yakatan hasta kapsamında uygulanabilir.Hastalar işlem sırasında ağrı duymaz ya da hafif bir ağrı ile hissedilebilir. Bazen birinci derece hemoroid hastalarının tedavisinde kremler, dışkı yumuşatıcılar ve diyet yeterli olabilir.
2. Derece hemoroidler dışkılama sırasında ıkınma ile anüsten dışarı çıkarlar, tuvalet tamamlandıktan sonra ayağa kalkıldığında ise kendiliğinden içeri girerler. Ağrısız , ele gelen, püskürür tarzda taze kırmızı kanama şikayeti ile karşımıza çıkan 1-3 cm ebatlarında hemoroidal yapılardır. Kanamalar bazen aylarca her tuvalet çıkışında devam eder ve hastada anemi gelişimine neden olur. İkinci derece hemoroidler de ameliyat gerektirmezler. Lastik bant, sklerozan enjeksiyonu, infrared fotokoagulasyon tercih edilecek tedavi yöntemidir. Uygun diyet, dışkı yumuşatıcılar, lokal kremler ve vevöz tonus arttırıcı ilaçlar, gerekirse ağrı kesici ilaçlar tedaviye eklenmelidir.
3. Derece hemoroidler, iç hemoroidlerin kolayca anüs dışına çıkan ve elle geri itilmeyi gerektiren ilerlemiş şeklidir. Sık sık içerisinde pıhtı oluşumu ile komplike olarak ağrı şikayeti yaparlar. Üzerlerinde kurumaya ve boğulmaya bağlı ülserler oluşabilir bu durumda anlı ve iltihaplı bir akıntı meydana gelir. Tedaviye tıbbi yöntemler ile başlanır. Medikal tedaviye ve konservatif tedavi yöntemlerine cevap vermiyen hastalarda ise cerrahi tedavi gereklidir.
4. Derece hemoroidler, yıllarca süren kronik kabızlık nedeni ile iç hemoroidlerin topluca anüs dışarısına sarkması, memelerin anal mukoza ile birlikte büyük çoğu zaman ağrısız ıslak kitleler halinde anüs dışında çepeçecre kalması halidir.
5. Derece hemoroidlerde iyi temizlenememe ve sürekli mukuslu iltihabi akıntı , kaşıntı, sık sık kanama şikayetleri vardır. Oturmak sıkıntılı bir şekil almıştır ve ağrı sebebidir. Tedavide pek çok hasta da cerrahi tedavi gereklidir. Cerrahiye engel bir durumun varlığında ömür boyu tıbbi tedavi, daima bol su , bol posalı lifli diyet, bol meyve tüketimi gerekmektedir. Çay, kahve, kola, rafine gıda, baharat, acı ve özellikle alkol tüketimi kısıtlanmalıdır.
Hemoroidler uzun süren kanamalar sonucı anemiye neden olabilirler, Hemoroidlerde lokal yaralanmalar sonucu gelişen iltihap apse ve ateş oluşumuna yol açar. Bazen dışarıya çıkmış hemoroid memeleri anüs tarafından sıkıştırılarak, tromboze, gangrene olabilir. Hastada şiddetli ağrı vardır. Hemoroidler geriye itilemez , dokunmak bile şiddetli ağrı nedenidir. Hastanın günlük hayatına devam etmesi mümkün olmaz, acil tedavi gerektirir. Cerrahi tedavinin aslı hemoroid pakelerinin kesilerek çıkarılmasıdır. Anal mukoza kanamayı takiben dikilir veya açık bırakılabilir. İlerlemiş vakalarda cerrahi tedavi sonrası günlük yaşama ve işe dönmek yaklaşık 2-3 hafta alabilir.
Günümüzde mukozal sarkma ile birlikte bulunan ileri vakalarda tercih edilen ve giderek artan sayıda uygulanan bir tedavi yöntemi de, Anal sirküler stepler ile yapılan LONGO Hemoroidektomi tekniğidir.
Bu teknikte işlem anal kanalın yaklaşık olarak 4-6 cm içerisine anal mukozaya uygulandığı için teknik diğer ameliyat yöntemlerine göre oldukça ağrısızdır ve hastalar kısa sürede işlerine dönebilirler. Sirküler stepler uygulaması hemoroidleri besliyen dolduran damarların tamamen bağlanıp , sarkmış uzamış mukozanında çepe çevre çıkarılmasına izin verir. Nüks klasik yöntemlere göre daha azdır. Dışarı çıkmış hemoroidlerin tekrar anal kanala dönmesini, işemin ağrısız olması, nüks oranlarının diğer yöntemlere göre düşük olması, hastaların kısa sürede işlerine dönebilmeleri LONGO hemoreidektomi tekniğinin en büyük avantajlarıdır. İşlemin tek kullanımlık stepler ile yapılması nedeni ile yüksek maliyeti ise kısmen dezavantaj olarak karşımıza çıkmaktadır.

Video çekiminde LONGO sirküler stepler uygulaması ile hemoroidektomi tekniği görülmektedir.
Hemoroid Hastalarınca sık sorulan sorular:
1. Hemoroidler kansere dönüşür mü :
Hemoroidler kansere dönüşmez ancak bir kansere bağlı kanamanın hemoroid olarak değerlendirilmemesi için her rektal kanama vakası mutlaka rektoskopi ile incelenmelidir.
2. Hemoroid belli bir yaşın, cinsin hastalığımıdır?
Hemoroid hastalığı çocuklarda çok az olmak ile birlikte her yaşın, her cinsin hastalığıdır. Gebelik ve doğum nedeni ile kadınlarda daha sık görüldüğü söylense de ameliyat sayıları düşünüldüğünde, cinsler arasında belirgin bir fark yoktur. Hemoroid hastalığının sıklığı yaş ilerledikçe artmaktadır. Toplumda her 3 kişiden birisi yaşamı boyunca en az bir kez hemoroid hastalığından şikâyetçi olacaktır.
3. Hemoroid sebepleri nelerdir:
Hemoroid gelişiminin tek bir sebebi olmamak ile birlikte bazı kolaylaştırıcı sebepleri vardır. Ailesel yatkınlık, kabızlık, uzun süren diare, az su içme,dışkılama zamanının ertelenmesi, tuvalette uzun süre oturmak, çok ıkınmak, düzensiz dışkılama,uzun seyehatler, uzun süre oturma ve ayakta kalma, gebelik, karın içi pelvik tümörler, siroz, aşırı acı baharatlı gıda tüketimi, aşırı alkol tüketimi, yaşlılık, hemoroid hastalığı sıklığını arttıran nedenlerdir.
4. Hemoroid hastalarının uyması gereken öneriler nelerdir.
5. Anal temizliğe dikkat edilmesi, kabızlıktan korunmak, düzenli tuvalet alışkanlığı, uzun süre oturmamak, ayakta kalmamak, ideal kiloyu korumak, posalı-lifli gıda tüketimi, tahıl sebze meyve tüketimini arttırmak, çok su içmek, yürüme, yüzme gibi eksersizler yapmak, ağır yük kaldırmamak önerilen tavsiyelerdir. Bisiklet ve at abinmek hemoroid hastalarına önerilmez.
6. Hemoroid bulaşıcımıdır.
Hayır kesinlikle bulaşıcı değildir.
7. Hemoroid hastalığı kalıtımsalmıdır ?
8. Hayır. Net bir genetik geçişin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Aile bireylerinin yaşam ve beslenme tarzları birbirlerine benzediği için hemoroidal hastalığın bazı ailelerde sık görüldüğünden bahsedilebilir.

Op.Dr. Hakan Özden,
General Cerrahi Uzmanı

07 Temmuz 2016
1.857 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.